Zitate und Weisheiten für Führungskräfte

Erkan Güneyoglu Önder Demir
Zitate und Weisheiten für Führungskräfte
Jeder Gedanke, jedes Gefühl, jedes Wort, jede Handlung alles ist Energie und Schwingung. Jede Energie sucht sich ihre Resonanz und geht im Kosmos niemals verloren.
€9,99 Softcover

Mittwoch, 31. Dezember 2014

Önder Demir: Neujahrsgeschenk an die Medien in Deutschland




Önder Demir: Neujahrsgeschenk an die Medien in Deutschland 

Ein Terroristischer tat, kann nicht als "islamischer Terror" bezeichnet werden, ebenso wenig wie man von "jüdischem Terror" oder "christlichem Terror" sprechen würde, wenn die Täter Juden oder Christen wären.Terror ist Terror und hat nichts mit der Religion zu tun.
Folglich kann ein frommer gläubiger Mensch, der Furcht vor Gott hat, eine Terroristische tat nie begehen.
Alle drei theistischen Religionen gebieten Liebe, Gnade und Frieden. Der Terror ist das Gegenteil der Religion; er ist grausam, gnadenlos, fordert Blutvergießen und erzeugt Elend. Der Name oder die 
Religionszugehörigkeit des Terroristen ist bedeutungslos. 
Wer unschuldige Menschen ermordet, ohne mit der Wimper zu zucken, ist ein Ungläubiger, kein Gläubiger. Er ist ein Mörder, der Gott nicht fürchtet und dessen Hauptehrgeiz darin besteht, Blut zu vergießen und Schaden anzurichten.

Aus diesem Grund ist "islamischer Terror" ein völlig fehlerhaftes Wort, das der Botschaft des Islams widerspricht. Denn die Religion des Islam duldet keinen Terror. 

Durch die Medien Hetze in Burma-Myanmar wurden über 20.000
Muslime 2012 durch aufgebrachte Radikale Buddhisten massakriert und verbrannt! "Vorsicht Medien Hetze kann töten!" 

Miteinander,nicht gegeneinander! Wir alle sind Eins!

Wir sagen alle! "Stoppt die Hetze gegen den Islam"

We all say! "Stop rushing against Islam"

https://www.youtube.com/watch?v=3NAZGaqdlis&feature=youtu.be

ONLINE PETITION "STOPPT DIE HETZE IN DEN MEDIEN GEGEN DEN ISLAM!" 
BITTE JETZT UNTERSCHREIBEN! 

https://www.openpetition.de/petition/online/stoppt-die-hetze-in-den-medien-gegen-den-islam

Donnerstag, 25. Dezember 2014

ALMANYA`DA DÜN YAHUDİLER BUGÜN MÜSLÜMANLAR !




ALMANYA`DA DÜN YAHUDİLER İSTENMİYORDU BUGÜN MÜSLÜMANLAR İSTENMİYOR, DİKKAT TARİH TEKERRÜR EDİYOR UYANIN ARTIK! 
"İSLAM`A KARŞI MEDYA`DAKİ KIŞKIRTMALARI DURDURUN!" 
İMZA KAMPANYASINI LÜTFEN İMZALAYALIM!



Montag, 8. Dezember 2014

İlluminati`nin Hedefleri nelerdir?




Dr. John Coleman, "Conspirator’s Hierarchy" isimli kitabında İlluminati’nin hedeflerini söyle sıralıyor:

1- Tek bir din ve onların kontrolü altında olan tek bir para sistemi ile bir dünya hükümetinin kurulması.

2- İnsanların tüm ulusal kimlik ve ulusal gururunun mutlak şekilde imhası. (Çünkü ancak böyle bir uluslar üstü dünya hükümeti toplumlara kabul ettirilebilir.)

3- Bütün yeryüzündeki dinlerin gözden düşürülmesi ve imhası. (Sadece onların dini Satanizm hariç.)

4- Dış uyaranlarla zihin teknikleri, 25. kareler, subliminal mesajlar ile kontrol edilebilen ve bu sinyallere, mesajlara cevap veren insan robotların yaratılması.

5- Bilgisayarın ve hizmet sektörünün dışında sanayileşmenin sonu. (Amaç, bir "post-endüstriyel sıfır büyüme toplumu"dur. Kalan sanayiler düşük maliyetli üçüncü dünya ülkelerinde üretilecek.)

6- Uyuşturucu kullanımı ve pornografiyi yasallaştırarak toplumlara yaygın olarak kabul ettirmek ve sonunda gayet normal kabul edilir bir "yaşam biçimi" yapmak.

7- Büyük şehirlerden kente göçü zorlamak ve Kamboçya’daki gibi Pol Pot çizgisinde faaliyetler.

8- İlluminati hedeflerini hizmet verenlerin dışında tüm bilimsel gelişmelerin bastırılması.

9- 2050 yılına kadar üç milyar insanın erken ölümüne neden olacak bir taraftan "lokalize savaşlar" diğer taraftan "açlık ve hastalık".

10- İnsanların moralini zayıflatarak ve kitlesel işsizlik ile işçi sınıfını demoralize ederek böylece ilaç ya da alkol bağımlılığına sürüklemek, gençlerde uyuşturucu kullanımının ve agresif müziğin teşvik edilmesi, aynı zamanda aile biriminin zayıflaması ve dağılmasına yol açar.

11- Birbiri ardına gelen ekonomik krizlerle ve savaşlar ile insanları bunaltmak ve hayata karşı duyarsız ve kayıtsız bir hale getirmek, ABD’de olduğu gibi FEMA - Federal Acil Durum Yönetim Ajansları ile toplumları kriz döneminde yönetmek.

12- Yeni kültleri tanıtmak ve mevcut olanları geliştirmek.

13- Hıristiyan köktendinciliğini teşvik ederek Hıristiyanlara "Tanrı'nın seçilmiş halkı" ile özdeşleşmiş olan Siyonist İsrail devletinin hedeflerini kabul ettirmek.

14- Radikal dini gruplar oluşturarak mezhep yayılmalarını dünyada teşvik etmek.

15- Mevcut tüm dinleri zayıflatmak için küresel dolaşımda "dini muafiyet" gibi fikirleri ortaya koymak.

16- Dünyada büyük siyasi bir kaos üretebilmek için küresel ekonominin çökertilmesi.

17. Tüm dünyadaki mevcut devletlerin iç ve dış uluslararası politikaların kontrolünü devralmak.

18- Aynı anda yerel ve ulusal kurumların BM, Uluslararası Para Fonu, (Basel BIS) Uluslararası Ödemeler Bankası kademeli olarak uluslar üstü kurumlar haline getirmek ve Uluslararası Adalet Divanı’nı aşağılamak ve BM himayesine getirmek.

19- Tüm hükümetlerin içine sızarak yavaş yavaş her milletin egemenliğini çözerek devralmak.

20- Uluslararası bir terörizm oluşturmak ve terör faaliyetleri ile ülkelere gözdağı vermek.

21- Bütün Devletlerde eğitim sistemini kademe, kademe kontrol altına alarak ve gençleri kendi isteklerimiz doğrultusunda yetiştirmek.





Freitag, 5. Dezember 2014

HEDEFTEKİ ÜLKE TÜRKİYE!



Aslında "Arap Baharı" diye bizlere yutturulmaya çalışılan olaylar, Küresel Elitlerin (Küresel Baronların) 1970’li yıllardan beri planlayıp, geliştirerek ve günümüzde ortaya koymuş oldukları büyük bir oyundur. Tunus, Libya ve Mısır’dan tutun Suriye iç savaşı ile Küresel Baronlar ve işbirlikçileri, Türkiye’yi ve bütün Ortadoğu’yu yeniden yapılandırmak ve bölüp parçalayarak kontrol altına almak istiyorlar. Dikkat edersek, önce irili-ufaklı hamleler yaparak, çok kuvvetli bir medya dezenformasyonu ile çıkarmış oldukları iç karışıklıklarla Suriye, Mısır ve Libya ile Türkiye’nin arasını bozdular ve bu ülkelerin ticari, sosyo-ekonomik olarak birbirlerine bağlanması ve büyük bir güç oluşturmasını engellediler.
Ekonomik yönden hepsini büyük zararlara uğrattılar. (Zararın 800 milyar $ olduğu söyleniyor tüm bölge ülkeleri için) Fakat bu yetmedi Küresel Baronlar, Irak’ı da özel yetiştirmiş oldukları IŞİD canavarı ile ateşe verdiler ve orada gelişen ekonomik ilişkileri de engellediler. Türkiye’nin şimdi alt kattan Suriye ve Irak’tan yükselen ateş ile üst katta boğulmasını bekliyorlar (Türkiye’ye son üç yılda 3 milyon mülteci geldi ve daha 1.5 milyon geleceği tahmin ediliyor) Bu da yetmedi Ukrayna’yı 5 milyar $ ve ajanlarını göndererek ateşe verdiler ve Rusya ile Türkiye’nin arasını bozmak için özellikle Kırımı Ruslara verdiler, yani Türkiye’nin hem alt katı hem de üst katını ateşe verdiler.
Geçen yıl Eylül ayında Suriye’ye yapılacak olan askeri müdahaleyi engellediği için Putin’i ve Rusya’yı cezalandırdılar ve bu nedenle savaşı Rusya’nın ön bahçesine kadar taşıdılar. Şimdi bütün tarafları artık kaçınılmaz olan büyük savaşa doğru sürüklüyorlar.

Küresel Baronların bir diğer hedefi de IŞİD terör örgütü ile İslam dinini dünyada karalamak ve İslam’ı "şiddet dini" olarak lanse ederek insanları İslam dinine karşı ayaklandırmak ve Ortadoğu’da kendi ajanları ile yıllarca sürecek olan bir Sünni ve Şii savaşı çıkarmaktır. Dikkat edersek Türkiye’de artık İran’ı kötülemek için bazı kalemşörler harekete geçmiş bulunmaktadırlar.

ABD ve AB, IŞİD terör örgütünü bahane ederek Irak’ın Kuzeyine Kürt bölgesine ağır silahlar gönderiyorlar. Çünkü birkaç ay sonra muhtemelen Kürtler Irak’taki merkezi yönetime karşı Kuzey’de bağımsızlıklarını ilan edecekler.
Yüksek ihtimal, Mart ayına kadar Rusya, Ukrayna ve Suriye üzerinden Küresel Baronlar, büyük savaşı başlatacaklar ve ABD, NATO müttefikleri ile Rusya ve müttefikleri, bu savaşta karşı karşıya gelecektir. Hedefte aslında Küresel Baronların oyununu bozan 4 ülke var: Rusya, Türkiye, İran ve Çin. Bu büyük savaş, aslında bu dört ülkeyi dize getirmek için Küresel Baronlar tarafından organize edilmektedir. Artık ülke olarak üzerimize oynanan bu sinsi oyunu görmemiz ve tedbir almamız gerekiyor, aksi takdirde komşularımızda yaşanan felaketler bizi bekliyor!